|

Banyo yaparken yorgunluğunuzu atar,
kaslarınızı gevşetir, kurumuş teninize can verirsiniz.
Banyo yaparken yorgunluğunuzu atar, kaslarınızı
gevşetir, kurumuş teninize can verirsiniz.
Unutmayın: zamanınız kadar siz de değerlisiniz!
Lavantalı güllü banyo kesesi
Aynı miktarda gül yaprağı, papatya ve lavantayı
karıştırıp muslin bir keseye koyun. Banyo suyunuzu
doldururken akan çeşmenin ucuna koyup ılık suyun keseden
geçmesini sağlayın. Bu tarif çok kolay olduğu gibi
birçok varyasyon denemek de mümkündür. Güzel kokulu
banyonun keyfi çok az şeye değişilebilir!
Rahatlatıcı banyo karışımı
En kolay tariflerden biridir. Birkaç papatya hazır çay
poşetini gazlı beze sararak çeşmeden akan ılık suya
tutun. Bir portakalı ince dilimler halinde kesin ve
banyo suyunuzda yüzdürün. Papatyanın kokusu ve
portakaldan vücudunuza teneffüs eden C vitamini
inanılmaz bir rahatlama hissetmenize neden olacak.
Banyo jeli
1/2 fincan yumuşak su
1 paket tatsız jelatin
1/2 fincan bebe şampuanı
Suyu kaynama noktasına kadar ısıtıp jelatini suyun
içinde eritin. Şampuanı ekleyerek köpürmeden karışacak
kadar hafifçe karıştırın. Karışımı temiz bir kavanoza
koyarak buzdolabında muhafaza edin. Banyolarınıza 1-2
kaşık ilave edin.
Nane banyosu
1 fincan ince doğranmış taze nane
1 fincan ince doğranmış defne yaprağı
1 tatlı kaşığı hindistancevizi yağı
1 tatlı kaşığı badem özü
Cildiniz yağlıysa hindistancevizi yağı ve badem özünü
kullanmayın. Bunların yerine 1 tatlı kaşığı limon suyu
ekleyin.
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Karışımı bir
peynir kumaşına döküp bağlayın. Banyo suyunuzu
hazırlarken bu keseyi çok sıcak suyun altında tutup
bitkilerin demlenmesini sağlayın. Su ılındıktan sonra
banyoya girip en az 30 dakika suda durun. Her kese bir
kullanımlıktır
Keyifli bir banyo
Duravit'in yeni banyo serisi "2nd Floor" ve "Sundeck"
küvetler ile modern banyolar yaratmaya devam ediyor.
Duravit'in vitrifiye sektörüne kazandırdığı iki yeni
ürün grubundan 2nd Floor serisi, banyoyu evin en özel
alanı olarak bilinen geleneksel rolünden uzaklaştırıp
açık bir yaşam alanına dönüştürüyor.
Sundeck küvetlerde ise banyo yapmak müthiş bir keyfe
dönüşüyor. Markayı farklı kılan en önemli özelliklerden
biri de yekpare ve kapalı şekliyle ilk bakışta bir küvet
olduğunun anlaşılmaması..
Termal'in Gökçedere köyünün artık bomboş sokaklarında
yürüyorum. Son turistler de gitmişler. Hafta sonu
gezginlerine iki gün var. Birkaç market ve pansiyondan
başka açık yer yok. Sadece Seyfi Baba'nın
"patates-ekmek" dükkanı ışıklı.
Seyfi Görürü ya da "Filozof Seyfi", küçücük dükkanında
hem patates kızartıyor hem de mermer anahtarlıklara isim
yazıp satıyor. "Burası rahat, emniyetli, yeşil; Arap çok
gelir. Bilirsin, Arapların çoğu şeker hastası ve şişman,
o yüzden burayı hiç bırakmazlar."
Seyfi Baba, Termal'in "bilge kişi"si. 2 bin 500'den
fazla atasözü yazmış. İşte birkaç örnek: Dolar kekemeyi
bile bülbül yapar... Sürat yapmadan önce helvanı yap...
İyi bir sopanın 72 lisan bildiği söylenir...
Hayali, kendi yazdığı özlü sözleri bir kitapta toplamak.
Ah bir de yayınevi ayarlayabilse...
"Evelallah" orta 2'ye kadar okumuş olan Seyfi Baba,
kendi tabiriyle doktora vermek için okulu bırakmış. Üç
çocuğu büyümüş, yedi torunu olmuş, yaşı 60'ı geçmiş ama
hâlâ doktora meselesini halledememiş.
Askerlik hariç bütün hayatı Termal'de geçmiş Seyfi
Baba'nın. Kedileri, 90'ı geçkin annesi ve duvar yazıları
görmeye değer. Bir de durmadan "Seyfi Baba" diye uğrayan
yerel halkla bütünleşmek için en uygun mekan. Küçücük
dükkan mutluluk saçıyor sanki.
Rus kızların peşindeki bıyıklılar
Seyfi Baba da, diğer yerel halk gibi, Gürcü. Yıllar önce
bölgeye yerleşmişler. Aslında, köyün geçmişi çok daha
eskilere, antik çağa kadar dayanıyor. Bölgenin bilinen
ilk ismi Pythia. Söylentilere göre, şifalı sular MÖ
2000'de meydana gelen bir yer sarsıntısı ile gün yüzüne
çıkmış. Bölge Roma döneminde sağlık merkezi haline
bürünmüş. Meşhur Kurşunlu Banyo (çatısının kurşun
kaplamasından ötürü böyle söyleniyor) 16 asır evvel
Jüstinyen tarafından yaptırılmış. 1900'de Abdülhamit'in
emriyle tamir ettirilmiş. Tamirat işlemleri 3 yılda
tamamlanmış.
1929'da Termal'e gelen Atatürk, bölgeyi çok beğenmiş.
Onun emriyle, 1936'da, Termal Otel'in inşaatı başlamış.
Atatürk ölmeden az önce, 1938'in başında da konuklarını
kabul etmeye başlamış. Yeniden yapılmak için yıkılımış
olan otel, maalesef yıllardır açık değil.
Adli vaka kışın pek yok. Yazın Araplarla beraber, Seyfi
Baba'nın tabiriyle "haşaratlar" da doluşuyor Termal'e.
Kapkaç, fahişelik, dolandırıcılık... Ama şimdilerde, Rus
sevgilileri ile açık havuza giren bıyıklı ve göbekli
abilerimiz dışında, insanı rahatsız edecek hiçbir şey
yok.
Kurşunlu'nun açık havuzu olağanüstü. Suyun hem banyo
kürü olarak hem de içerek; romatizma, siyatik ağrıları,
mide-bağırsak rahatsızlıkları, safra kesesi
şikayetlerine iyi geldiğini uzmanlar açıklamışlar. Bu
arada, bence kaplıcaların en iyi geldiği rahatsızlık,
sinir bozukluğu!
2 km'lik yürüyüş parkurunda yürüdüm, Atatürk'ün Evi'ni
gezdim, arboretumdaki ağaçları seyrettim. İki gün
geçirdim. Çocukluğumda anne ve babamla gidip Termal
Oteli'nde kaldığımız günleri anımsadım. Hatta o
zamanlar, yemek esnasında müzik yapan ağlak suratlı,
papyonlu, Cevat Kurtuluş'a benzeyen bir kemancı vardı.
Ne oldu acep?
Nasıl gidilir?
Arabasız bir yolculuk düşünüyorsanız, İstanbul'dan
Yalova'ya ulaşmak çok basit. Kabataş'tan deniz otobüsü
veya Sirkeci'den vapur seferleri var. Yalova'dan
Termal'e de çok sık minibüs kalkıyor ve sadece 12 km.
Araçla gidecekseniz, körfezi dolaşmaya hiç gerek yok.
Yenikapı-Yalova feribot seferleri harika. Yaklaşık 1,5
saat sürüyor ve 40 YTL.
Nerede kalınır?
Ben Çamlık Otel'de kaldım. Şimdi açık olan en iyi otel.
Arka tarafa bakan odalarının iki kişi için fiyatı 94 YTL.
Ön tarafa bakan odalar ise 126 YTL. Fiyatlara kahvaltı
dahil. Otel fena değil, personel ortalama, yataklar çok
rahatsız. Tel: (0226) 675 74 00
Kaplıcaların hemen üst tarafındaki Gökçedere köyünde, bu
mevsimde de açık olan birçok küçük otel ve pansiyon var.
Ne yapılır?
Orman içindeki Sudüşen Şelalesi'ne gidin. Biraz uzak, 6
km. kadar, yolu da iyi değil ama şelale çok güzel.
2 km'lik parkuru yürüyün, hatta iki kez!
Kaplıcaların girişindeki arboretumu ve Atatürk Köşkü'nü
ziyaret edin.
Kurşunlu Banyo en meşhur kaplıca. Açık havuzu çok güzel.
Ben içeriyi pek sevmedim. Hele plastik terlik olayı var
ki, insana hemen olay yerini terk etme duygusu
yaşatıyor.
Çınar, Sultan, Valide ve Sıra Banyolar diğer kaplıca
hamamları; mutlaka en az birinde şifalı sularla keyif
yapın.
Yalova-Termal yolunda, Hayrettin Karaca'nın arboretumunu
ziyaret edin. Tel: (0226) 833 77 67
|