Gebeliğe Hazırlık
Bir çiftin yaşamında alabileceği en önemli kararlardan
biri belkide en önemlisi bebek sahibi olmaya karar
vermektir. Daha önceki jenerasyonlarla mukayese
edildiğinde günümüzde, çocuk sahibi olup olmamaya karar
vermek daha çok kontrolümüzdedir. 1990 lı yıllarda
kadınların çoğunluğu ileri yaşlarda bebek sahibi olmayı
tercih ediyorlar. Bir kadının en verimli dönemi 20 li
yaşlarının ilk yılları dır. 35 yaşından sonra ise
doğurganlık özelliği giderek azalmaya başlar.
Öyle yada böyle, 20 li,30 lu hatta 40 lı yaşlardasınız
bebek sahibi olmaya karar verdiğinizde şansınızı
artıracak pek çok şey artık size bağlı. Bütün mesele
karar vermede çünkü her şeyi dikkate alarak karar
verdiğinizde zamanlamayı doğru yaptınız demektir. Hamile
kalma şansınız, hem sizin hem eşinizin genel sağlık
durumu ve yaşam biçiminize bağlıdır. Vücudunuzu
hazırlamanız ve şansınızı artırmanız için ise almanız
gereken bazı önlemler vardır.
Sigarayı bırakın ve alkollü içki kullanmayı azaltın
Çok sigara içmek hamilelik şansınızı üçte bire indirir;
hamilelikte düşük ve kanama riskini artırır. Alkol de
doğurganlığınızın düşmesine neden olur; bu yüzden,
hamile kalmak istiyorsanız, kendinizi günde bir kadeh
şarapla sınırlamalısınız.
Dengeli beslenin
Genel sağlığınız için dengeli beslenme büyük önem taşır.
Beslenme rejiminizde mutlaka bol taze meyve ve sebzeye,
esmer ekmeğe, makarna, pirinç, baklagiller, yağsız süt
ve süt ürünleri, balık ve beyaz etlere yer vermelisiniz.
Yağ ve şeker tüketiminizi azaltmalısınız.
Gerilim ve endişeden kurtulun
Gerilimden kurtulmak doğurganlığınızı artıracak; yaşama
zevkinizi ve cinsel arzunuzu geliştirecektir. Psikolojik
baskılar, kadının da erkeğin de cinsel verimliliğini
düşürür. Kadınlarda ovülasyonu engellerken erkeklerde
sperm üretimini azaltır, erken boşalma ve iktidarsızlığa
yol açar.
Takviye ilaç alın
Doktorlar hamileliğin 12. haftasına kadar günde 0.4 mg
folik asit almanın bebeğin omurga ve omurilik
sorunlarıyla doğma riskini % 70 oranında düşüreceğini
söylüyorlar. Eczanelerden satın alınabileceği gibi,
folik asit bolca yeşil, lifli sebzelerde ve tahıl
ürünlerinde bulunur.
Doğum kontrolüne son verin
Şayet doğum kontrolü olarak hap kullanıyor idiyseniz,
kullanmayı bıraktıktan sonra tam bir adet döneminin
geçmesini yani hormon yapınızın eski haline dönmesini
beklemek özellikle doğumun gerçekleşeceği tarihi
belirlemek açısından son derece önemlidir.
Gebeliğin belirtileri nelerdir?
Gebeliğin en önemli belirtisi beklenen adetin
gecikmesidir. Beklenen adet tarihi bir hafta gecikene
kadar bunu hemen gebeliğe bağlamak doğru değildir
Gebeliğin diğer erken dönem belirtileri arasında daha
önceden olmayan bir yorgunluk hali, özellikle adetin iki
hafta gecikmesinden sonra ortaya çıkan sabah bulantıları,
sık idrara çıkma, memelerde dolgunluk sayılabilir.
Bu belirtilerin hiç birisi görülmezse (normal zamanında
adet görülmesi gebelikte çok nadir görülen bir durumdur),
bedende gebeliğin ilerlemesiyle paralel olarak ortaya
çıkan fiziksel değişiklikler görülmeye başlanacaktır.
Doktor kontrolleri ne zaman
başlamalı ve ne sıklıkla olmalı?
En ideali gebe kaldığınızı öğrenir öğrenmez doktor
kontrolüne başlamanızdır. Bu ilk kontrol esnasında
herhangi bir risk belirlenmediğinde gebelerimizi 28.
gebelik haftasına kadar dörder haftalık aralıklarla,
28.haftadan 36. haftaya kadar ikişer haftalık
aralıklarla ve bu haftadan sonra doğuma kadar her hafta
kontrole çağırmaktayız. Ancak bir kontrolden diğer
kontrole kadar geçen süre içerisinde herhangi bir
şikayet olması durumunda mutlaka doktorunuzla bağlantı
kurmanız önemlidir.
Gebelik boyunca ne gibi
tetkikler yapılmalı?
Düşük riskli gebelere ilk gebelik muayenesinde ve mümkün
olduğunca gebeliğin erken dönemlerinde mutlaka bir
ultrason yapılmalıdır. Bu incelemenin en önemli amacı
gebeliğin dış gebelik olmadığının saptanmasıdır. Ayrıca
bu inceleme çoğul gebelik varlığı gibi gebelik boyunca
yapılan takiplerin yönünü değiştirebilecek durumları da
ortaya çıkarır. Bu ilk antenatal muayenede tansiyon
ölçümü yapılmalı, kan grupları belirlenmeli, tam kan ve
tam idrar analizi, idrar kültürü yapılmalıdır. İlk 13
haftalık dönemde toksoplazma ve rubella antikorlarının
belirlenmesi de önemlidir. Gebeliğin 16. 18. haftaları
arasında üçlü test denen incelemeyle bebeğin down
sendromu ve nöral tüp defekt riski ortaya çıkarılmalıdır.
16. 24. gebelik haftaları arasında yapılan ayrıntılı
ultrason ile bebeğin bedensel sağlığı gözden
geçirilmelidir. 24. 28. gebelik haftaları arasında risk
altında olanlara 100 gram glikoz ile şeker yükleme testi
(OGTT) yapılmalı, risk altında olmayanlara ise 50 gram
glikoz ile açlık ve tokluk kan şekeri taraması (PPG)
yapılmalıdır. 28-32. haftalar arasında tam kan, tam
idrar ve idrar kültürü testleri tekrarlanmalı ve
gerekirse tedavi edilmelidir. 36. 38. gebelik haftaları
arasında duruma göre kan ve idrar analizleri
tekrarlanmalı ve bu dönemde hepatit B antijen ve
antikoru belirlenmelidir. Her antenatal vizitte tansiyon
ölçümü, kilo ölçümü, karın büyüklüğü ölçümü yapılmalı ve
bebeğin karın içindeki pozisyonu değerlendirilmeli ve
kalp sesleri dinlenmelidir. 38. gebelik haftasından
sonra doğuma kadar haftalık NST testi yapılmalı ve 40.
gebelik haftasından sonra buna ultrasonda bebeğin
amniyos sıvı miktarının değerlendirilmesi eklenmelidir.
Bu anlatılan incelemeler yalnızca anne sağlığı ve bebek
sağlığı açısından düşük risk altında olan gebeler için
geçerlidir. Anne veya bebek sağlığının daha yakından
gözlenmesi gereken durumlarda yukarıdakilere ek olarak
bazı incelemeler yapılmaktadır.
Düşük tehlikesinin en fazla
olduğu zaman ne zamandır?
Düşük tehlikesi gebeliğin ilk üçte birlik dönemi olan
ilk 13 haftada en sıktır. Düşüğün en sık nedeninin
gebelik ürününün "hatalı üretimi" olması nedeniyle bu
dönemde organ gelişimi aksamakta ve gebelik kendi
kendini sonlandırmaktadır.
Doktorumu seçerken nelere
dikkat etmeliyim?
Doktor seçiminiz önemlidir. Gebeliğinizi takip eden ve
doğumunuzu yaptırdıktan sonra da size tıbbi destek
verecek doktorunuzla ilk karşılaştığınızda ona
çekinmeden sağlığınızla ilgili her türlü soruyu
sorabilmeli ve net cevaplar alabilmelisiniz. Aranızda
ilk karşılaşmada oluşan psikolojik bağ gebeliğin ve
doğumun seyri açısından çok önemlidir. Doktorunuza
gittiğinizde korku değil heyecan ve merak duymalısınız,
ona güven duyabilmelisiniz. Doktorunuz sizin
endişelerinizi giderebilmelidir. Gebelikle ilgili genel
sorulara telefonla aradığınız zaman da cevap verebilmeli
ve acil durumlarda 24 saat boyunca ulaşılabilecek
durumda olmalıdır. Doktorunuz acil bir durumda hastaneye
uygun zamanda ulaşabilecek mesafede çalışan ve oturan
bir doktor olmalıdır. İlk karşılaşmada bu konuları
doktorunuzla tartışmalısınız. Sizin bu beklentilerinizi
karşılayan bir doktorunuz olduğunda sizin de ona karşı
bazı sorumluluklarınız olacaktır: Doktorunuzun
uyarılarını dikkatle dinlemeli, takiplerinize düzenli
olarak gitmeli, yazdığı ilaçları düzenli olarak
kullanmalı ve ona karşı her zaman dürüst olabilmelisiniz.
Doktorunuzun 24 saat hizmette olduğunu bilmeli, ancak
acil olmayan sorularınız için mümkünse gündüz saatlerini
bekleyebilmelisiniz. Başka bir nedenle başka bir doktora
gittiğinizde bu durumu doktorunuza haber vermeli ve
yazılan ilaçları ona bildirmelisiniz. Gebelik ve doğum
esas olarak bir stres durumu değil, heyecanlı bir
deneyimdir. Bu deneyimin hazzını duyabilmek için
doktorunuzla aranızdaki yakın diyalog önemlidir.
Korunma yöntemi kullanılsa bile
gebe kalınabilir mi?
Başarısızlık oranlarına göre sıralandıklarında en etkin
korunma yöntemleri doğum kontrol hapları, tüplerin
ameliyatla bağlanması, erkeğe uygulanan vazektomi
operasyonu, aylık iğneler, Norplant çubukları ve
spiraldir. Bu yöntemlerden herhangi birini kullanan
bayanlarda gebe kalma riski spiral hariç önemsenmeyecek
kadar azdır. İkinci grupta yer alan ve etkinliği bariz
şekilde daha düşük olan yöntemler ise yine başarısızlık
oranlarına göre sıralandıklarında prezervatif, kadına
uygulanan diyafram, sperm öldürücü kremler veya köpükler,
takvim yöntemi, geri çekme yöntemi gibi yöntemlerdir.
Gebe olduğumu bilmeden akciğer
filmi çektirdim. Ne yapmalıyım?
Gebe olduğunun farkına varmadan radyolojik incelemelere
tabi tutulan o kadar çok sayıda kadın vardır ki,
bunların hepsine tıbbi tahliye önermek bebeğin yaşama
hakkına saldırı olurdu. Bir akciğer filminin ve hatta
birden fazlasının çekilmesi esnasında bebeğe ulaşan doz
bebeğin gelişiminin hiç bir döneminde olumsuz etkiler
yaratmak için yeterli değildir. Bu yüzden gebeliğinizi
devam ettirin. Ancak aklınızda tutmanız gereken nokta
hiçbir ilaca, radyasyona ya da başka bir etkene maruz
kalmayan anne adaylarının bile %2-3'ünde bebeklerin
çeşitli anomalilerle doğmalarıdır. Bebekte anomali
oluştuğunda bunu çekilen tek bir akciğer grafisine
bağlamak doğru değildir.
Tıbbi tahliye nedir?
Tıbbi tahliye, yani "kürtaj" gebeliğin çeşitli
nedenlerle sonlandırılması anlamını taşır. Ülkemizde
yasal olarak anne adayı isteğiyle 10. gebelik haftasına
kadar gebelik uzman doktor tarafından sonlandırılabilir.
10. gebelik haftasından sonra ise ancak tıbben gerekli
olan durumlarda gebelik sonlandırılır ve yasal olması
için uzman doktorlar ekibinin onayı gerekir.
Gebeliği sonlandırmak için "iğne" olduğunu duydum.
Nerede bulabilirim?
Bu uygulama maalesef ülkemizde çok yaygındır. Genelde
eğitimsiz kişilerce önerilen ve uygulanan bu yöntemde
kadın gebelik testi yaptırmadan "iğne" yaptırmakta ve bu
iğnenin içinde varolan hormonlar aslında hormonal bir
dengesizliğe bağlı olarak geciken adetin oluşmasını
sağlamaktadır. Aslında söz konusu olan bir gebelik
değildir veya gebelik varsa bile tesadüfen iğne sonrası
düşükle sonuçlanmaktadır. Kürtaja alternatif gebeliği
sonlandırma yöntemleri bilimsel olarak henüz deneme
aşamasındadır ve en gelişmiş ülkelerin çoğunda bile
kitlesel kullanıma sunulmamıştır.
Dış gebelik nedir?
Fallop tüpünde başlayan döllenme sonrasında gebelik
ürünü tüp içinde ilerler ve rahim içinde en uygun yere
yerleşir. Bunun sonucunda normal rahim içi gebelik
süreci başlar. Herhangi bir nedenle döllenme sonrası
gebelik ürününün rahim içine ulaşamadan başka bir yerde
gelişimini devam ettirmeye başlaması sonucu dış gebelik
adı verilen durum oluşur. En sık fallop tüpünün içinde
rastlanmasına karşın dış gebelik karın boşluğunda,
yumurtalıklarda, rahim ağzının içinde oluşabilir.
Gebelik ürünü bu anormal bölgede yavaş da olsa
gelişimini sürdürürken, etrafındaki dokuların bu büyüyen
yapıya yer açma yetenekleri olmaması nedeniyle gebelik
ürünü bu dokuları zorlar ve bir süre sonra doku
yırtılarak iç kanamaya neden olur.
Spiralim olmasına rağmen gebe
kaldım. Ne yapmalıyım?
Spiral olmasına rağmen gebe kalmak doktor kontrolüne
gidilmesini gerektiren ciddi bir durumdur. Çünkü
spiralin kendisi ve ipi rahim içindeki gebelik ürünü
için önemli bir enfeksiyon kaynağı teşkil eder. Eğer
gebeliği istemiyorsanız ve yasal tahliye sınırlarını
aşmamışsanız bebeği aldırın. Gebeliğin devamını
istiyorsanız doktorunuz size enfeksiyon riskinden
kurtulmak için spiralin çekilmesini önerebilir. Spiral
çekildiğinde gebeliğin düşükle sonuçlanma olasılığı olsa
bile bu durum iltihaplanma tehlikesine tercih
edilmelidir.
Doğum kontrol hapı kullanırken
gebe kaldım. Ne yapmalıyım?
Doğum kontrol hapları yanlış kullanılmadıkları sürece
gebeliğe karşı oldukça yüksek bir koruyuculuğa sahiptir.
Buna rağmen gebe kalmışsanız mutlaka doktora başvurun.
Gebeliği istemiyorsanız ve gebeliğiniz yasal tahliye
sınırları içindeyse bebeği aldırın. Gebeliğin devam
etmesine karar verdiyseniz düzenli olarak doktor
kontrolüne gitmeyi ihmal etmeyin. Doğum kontrol
haplarının doğacak kız çocukta aşırı tüylenme dışında
bir anomaliye yol açtıkları saptanmamış olmakla beraber
bu konudaki bilimsel veriler kesin bir yorum yapabilmek
için yeterli değildir.
Gebe olduğumu bilmeden ilaç
kullandım. Ne yapmalıyım?
Bu çok sık rastlanan bir durumdur ve en sık kullanılan
ilaçların çoğu bebek üzerinde olumsuz etki göstermez.
İlaçların kutularını, reçetenizi, kullandığınız
tarihleri not ettiğiniz defterinizi alarak doktora
başvurun. Doktorunuz ilk önce gebelik haftasını
belirleyecek ve kullanılan ilaçları gözden geçirerek
size gebeliğin devamı ve riskler konusunda bilgi
verecektir.
Gebe olduğumu bugün öğrendim. Sürekli kullanmam gereken
ilaçlarım var. Ne yapmalıyım?
Sürekli olarak kullanmanız gereken ilaçlarınız olduğuna
göre kronik bir hastalığınız var demektir. Bu durumda
hemen doktorunuza başvurun. Doktorunuz gebelik haftasını
belirledikten sonra sizi kronik hastalığınızla ilgili
branş doktoruna yönlendirecektir. Bunun sonucunda
bebeğiniz üzerine hiç risk taşımayan veya en az risk
taşıyan ilaçlar belirlenecektir. Gebelikte vücut
fizyolojisi de değişikliğe uğradığından ilaçların
değiştirilmesi ve doz ayarlanması gerekebilir.
Gebelikte jinekolojik muayene
zararlımıdır?
Hiçbir yakınma olmasa bile gebeliğin ilk aylarında
yapılan antenatal vizitte genel bir jinekolojik muayene
yapılmasında fayda vardır. Bu muayene esnasında papsmear
alınması, varolan enfeksiyonların ortaya çıkarılması,
genital bölgede doğumu riskli hale sokabilecek urların
saptanması ve patolojik durumların uygun şekilde
yapılması gebeliğin riskini azaltacaktır. Jinekolojik
muayene düşük riskini artırmaz.
Gebelikte sigara içmek
zararlımıdır?
Gebelikte içilen tek sigara bile zararlıdır ve günlük
içilen sigara sayısı arttıkça sigaraya bağlı normal dışı
durumların ortaya çıkma riski artar. Bu yüzden gebe
kalmayı planladığınız andan itibaren ya da en geç gebe
kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren sigarayı bırakın.
Gebelikte alkol almak
zararlımıdır?
Gebelikte alınması güvenli en az günlük miktar
belirlenemediğinden gebeliğin planlandığı andan itibaren
alkol alımına son verilmelidir. Alkol ciddi bir embriyo
toksinidir.
Gebelikte beslenmede nelere
dikkat etmeliyim?
Gebelik fizyolojik bir olaydır ve öncesinden hiçbir
hastalığı olmayan, gebelikte bir problem yaşamayan anne
adaylarına özel bir beslenme rejimi uygulamak doğru
değildir. Özellikle dikkat edilmesi gereken, günlük
besinler içinde sebze ve meyvelerin ve kalsiyum içerikli
gıdaların (süt, peynir, ayran) mutlaka yer verilmesi,
günlük öğün sayısının üçten 5 ya da altıya çıkarılarak
midenin aşırı dolmasının engellenmesi ve vücuda kalori
yükünden başka hiçbir faydası olmayan aşırı
karbonhidratlı yiyeceklerin (makarna, ekmek, baklava ve
diğer unlu tatlılar) fazlaca yenmesinden kaçınılmasıdır.
Gebelik boyunca vitamin
kullanmalı mıyım?
Sağlıklı giden bir gebelik boyunca düzenli olarak
vitamin kullanılması gerektiği görüşüne katılmıyorum.
Zira şu an için kimyasal yapısı ve vücuttaki işlevleri
bilinen vitamin sayısı, vücuttaki "binlerce" işlevi
yerine getiren vitamin sayısından çok daha azdır. Yani
siz ek vitaminler alarak normal beslenmenizi ihmal
ettiğinizde muhtemelen tüm vitaminleri de alamıyorsunuz
demektir. Tek karşılanamayacak olan demirdir.
Bebeğin sakat doğup doğmayacağı
önceden anlaşılabilir mi?
Doğacak olan bebekteki sakatlık dışardan bakınca
anlaşılacak şekilde olabilir, iç organların yapısını
bozacak bir sakatlık olabilir. Bu tür bozukluklar
yapısal bozukluklardır ve gebelik esnasında yapılan
ultrasonlarda bunların çok büyük kısmı ortaya çıkarılır.
Bazı sakatlık türleri ise bebeğin kromozomlarıyla ilgili
olabilir ve bu durumlar ancak amniyosentez gibi bazı
yöntemlerle bebeğin hücreleri incelendiğinde ortaya
çıkarılır. Bir üçüncü grup bozukluk ise bebeğin yapısını
bozmadan organların işlevini bozacak şekilde olabilir ki,
bu durumların bebek doğmadan hatta belli bir yaşam
süresine ulaşmadan anlaşılamayabilir.
Bebeğin cinsiyeti ne zaman
belli olacak?
Bebeğin cinsiyeti iyi çözünürlüğü olan bir ultrason
aleti ile 16. gebelik haftasından itibaren saptanabilir
ve özellikle 24. gebelik haftası sonrasında belirlenen
cinsiyetin hatalı olma olasılığı çok düşüktür.
Gebelikte yapılan ultrasonun
bebeğe bir zararı var mı?
"Ultrasound" kelime olarak ses ötesi anlamına
gelmektedir. Bu alet tümüyle insan kulağının
duyamayacağı ses dalgalarıyla çalışmaktadır. Bugüne
kadar bu ses dalgalarının canlı dokuya zarar verdiği
yönünde bir bulguya rastlanmadığından gebelik esnasında
yapılan ultrasonun anne adayına ve bebeğe bir zarar
vermediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Gebelikte saçların boyatılması
zararlımıdır?
Gebelikte saç boyatılması için organ gelişiminin bittiği
üç ay sonrasını beklemekte fayda vardır. Zira boya
esnasında ve özellikle de "dip boya" olarak tabir edilen
işlem esnasında kullanılan kimyasal maddeler saçlı
deriden kana ve buradan da bebeğe ulaşabilmektedir. Saç
boyatılmasının bebek üzerindeki etkileri konusunda şu
anda fazla bir çalışma olmadığından bu önlemleri almak
şu an için en mantıklı yol gibi gözükmektedir. Perma ise
gebeliğin hiçbir döneminde uygulanmamalıdır.
Gebelikte diş tedavisi
yapılabilir mi?
Gebelikte diş hekimine rutin kontrollere gitmeye devam
ediniz. Kontrollerden birinde eğer diş hekiminin bir
müdahale yapması gerekirse bu müdahalenin ilk üç aylık
dönem geçtikten sonra yapılması tercih edilir. Ancak
abse tedavisi gibi bir durum söz konusuysa bu acil bir
durumdur ve mutlaka tedavi edilmelidir.
Gebelikte cinsel ilişki
zararlımıdır?
Gebelikte bir problem olmadığı ve özel bazı durumlar söz
konusu olmadığı sürece gebeliğin hiçbir döneminde cinsel
ilişki sakıncalı değildir.
Gebelik esnasında ilaç
kullanılabilir mi?
Gebelik süresince gelişen bulantı-kusma, üst solunum
yolu enfeksiyonu, idrar yolları enfeksiyonu, mide
şikayetleri gibi bazı tıbbi durumlarda bebek üzerine
olumsuz etkisi olmadığı saptanmış birçok ilaç güvenle
kullanılabilmektedir. Ancak gebelikte ilaç kullanımında
ilk uyulması gereken kural tıbben zorunlu olmadıkça
hiçbir ilacın kullanılmamasıdır. Özellikle ilk üç aylık
dönem bebeğin organlarının geliştiği dönem olduğundan ve
son dört haftalık dönem de bebeğin doğmasına yakın dönem
olduğundan bunlar ilaç kullanımında özen gösterilmesi
gereken dönemlerdir.
Gebelikte ne kadar kilo
almalıyım?
Tüm gebelik boyunca anne adayları ortalama 12.5 kilogram
alırlar. Ancak tek başına kilo alımı gebeliğin ve
bebeğin sağlığını gösterme açısından yetersiz bir
kriterdir. Zira tüm gebelik boyunca kilo kaybeden veya
tüm gebelik boyunca 27 kilogram almasına rağmen sağlıklı
bebek doğuran çok sayıda kadın vardır. Tansiyon
değerleri, bebeğin gelişimi, antenatal incelemelerde
yapılan kan ve idrar incelemeleri daha önemlidir. Dahası
gebelik boyunca kilo takibi yapmayı gereksiz gören çok
sayıda doktor vardır.
Kan uyuşmazlığı ne demektir,
tehlikesi nedir?
Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola
çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla
uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer
bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından
yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki
savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına
saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki
hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler
ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli
olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh
faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün
negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir
uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka
bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan
uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği öncelikle
bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı"
olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp
saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan
uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki
gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan
uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez |